Eğitimin Kazanımları

  • Pelvis çalışmalarına giriş yapmış olmak

  • Yaylanmayı (bounce) keşfetmek

  • Ağırlık aktarmayı ve kökümüzü hissetmek

  • Omurga hattında esneklik ve canlılık

  • Pelvis hakkındaki temel bilgileri almak

  • Bel omurlarında rahatlama ve açılım

  • Bedende tuttuğumuz yerleri fark edip gevşetmek

  • Kaslarda stres yerine yerçekimiyle işbirliğini anlamak

PODE® ~ Tadımlık

Dansın içinde pelvis hareketlerinin kullanımı çok doğal ve keyiflidir. Bu kullanımı geleneksel danslarda çok görürüz: Afrika dansları, Latin dansları gibi türlerde daha belirgindir. “Twerk” kelimesi sözlüğe ve popüler kültüre 2013 yılında girmiş olsa da, aslında “pelvis shaking” yani pelvisi titretme hareketleri insanlığın oldum olası kullandığı bir dans etme biçimi olmuştur.

P.O.D.E.® 3 Ay ve 6 Ay eğitimlerini denemek ya da uzun bir modüldense tek seferlik bir deneyim için bu tadımlık atölyeyi kendi zamanınızda uygulayabilirsiniz.

Video Kayıt Eğitim

WhatsApp: +905384482498

E-mail: contact@somaticoriental.art

Neler Öğreneceksiniz?

Kalça sallama ve güçlendirme çalışmalarına giriş niteliğinde gerçekleştirdiğimiz bu eğitimde yerin desteğini alıp pelvisimize ulaşmak için buluşuyoruz. Kendi fiziksel gücümüzün ve dayanıklılığımızın sandığımızdan çok daha fazla olduğunu, dahası nerede olduğunu, coşku ve ritim yoluyla algılayacağız.

Zihnin ikna olmadıklarına sizi bedeniniz ve titreşimleriniz ikna edecek.

“Titretme/shaking” hareketini bir ritüel kapsamında deneyip çeşitlendirerek dans etmenin saf hazzını hatırlayacağız.

Katılımcıların özellikle kalçalarını, bacaklarını ve karınlarını sıkmayan rahat kıyafetler tercih etmeleri önerilir.


Göbeğin Yeryüzü Yeryüzünün Göbeği
~ Tadımlık

Bu Eğitim Hakkında

Göbek dansı, çeşitli farklı yaklaşımlarla bedenlenen oldukça arkaik ve eski bir dans türüdür. Göbek dansını bir performans sanatı olarak sergilemek mümkündür, onu ritüelistik bir hareketli meditasyon yöntemi olarak işlemek de mümkündür.

İkinci yaklaşımla bakıldığında, göbek dansını ve göbeğimizi hissetme halini; kendimizi merkezleme, topraklama, bedenimizde hizalanma, yaşam gücümüzü naifçe uyandırma ve “merkezden etrafa yayılarak” genişleme desteği olarak düşünebiliriz. Anadolu yaklaşımıyla göbek dansı, gösteriye ve çok büyük hareketlere değil, kendinde kalarak bütün iç alanını hissedebilmeye dayanır.

Ahenk de tam buradan doğar. Bu ahengi yaşatabilmek için, yalnızca göbeğimizi hissetmek yetmez; yeryüzüyle bağımızı da hissedebiliyor ve onu dansımıza aktarabiliyor olmak gerekir. İşte bu eğitim, göbek dansı içerisinde göbeğimizden yere, yerden göbeğimize daimi olarak akmakta olan o görünmez ilişkiyi idrak edebilmek için.

Eğitimin Kazanımları

  • Göbeğimizi üç boyutlu olarak algılayabilmek.

  • Yerle olan ilişkiyi uyandırmak.

  • “Havada kalmışlık” hissi yerine yere tam basmak.

  • Yavaşlarken güçlenebilmek.

  • Fasya dokusunun kayganlaştırmak.

  • İç organ sağlığını korumak.

  • Bacakların ve dizlerin yumuşaması.

  • Derimizi ve kıvrımlarımızı hissetmek.

  • Hareketlerimizde netlik kazanmak.

  • Anadolu müziklerinin ritmine uyumlanmak.

Neler Öğreneceksiniz?

Bu eğitimde göbek dansında yapılandırılmış doğaçlama yaklaşımı ile hareketlerde kopukluk yerine devamlılığı bulacaksınız. Bu devamlılığı tattıktan sonra hareketleri vurgularla, ritimlerle eşlemeyi ve burada müzikle bedenin diyaloğundan doğan “kendiliğinden güçlenmeyi” hissedeceksiniz. Göbeğin yeryüzünü keşfederken dansın içindeki üç boyutluluğunuzu ve yeryüzünün, mekanın sizin çevrenizi saran üç boyutluluğunu bedeninizle anlayacaksınız.

Göbek dansını derinden bir yerden deneyimlediğimizde bizim spritüel pratiğimiz haline gelebilir. Bu atölye, spritüelliğimiz, ruhsallığımız veya duygusallığımız; adına her ne dersek diyelim, fiziksel olanın ötesine beden yoluyla değebileceğimiz bir alan sunacak bize.

Katılımcıların kendilerini sıkmayan rahat kıyafetler tercih etmeleri yeterlidir.

Pelvis: Arkaik Beyin
~ Tadımlık

Bu Eğitim Hakkında

Üç beyin yaklaşımını duymuşsunuzdur: sürüngen beyin, limbik beyin ve neokorteks beyin. Sürüngen beynimiz en eski, hayatta kalmak üzerine tasarlanmış, dürtüsel davranan ve şimdi tam anlamıyla burada olan; beyin sapı tarafından yönetilen beynimiz. Limbik duygusal, neokorteks ise düşünsel beyni tanımlıyor. Günümüze neokorteksimize verdiğimiz aşırı öneme ve Descartes’ın “Düşünüyorum, öyleyse varım.” sözüne dayanarak düşüncelerimizde sıkışıp kalan gelişmiş canlılar olduğumuzu söylemek pek de yanlış olmaz. Tam bu noktada sürüngen ve limbik parçalarımızla kurduğumuz ilişkinin zayıfladığını varsaymak mümkün, çünkü sadece bilişsel düşüncelerle hayatımıza şekil vermeye çalışıyoruz. Bu eğitim, sürüngen tarafımızı uyandırmak, güdülerimizle temasa geçmek ve fiziksel gücümüzü pelvis hareketleri aracılığıyla hatırlamak için.

Eğitimin Kazanımları

  • Fiziksel algıda üç boyutluluk kazanmak.

  • Bedenin vahşileşmesine ve coşmasına izin vermek.

  • Animal-flow prensiplerinde hareketleri deneyimlemek.

  • İçimizdeki hayvanı dürtmek.

  • Beden, duygu ve zihin arasında iş birliği sağlamak.

  • Kronik stresi sağaltmak.

  • Bedeni tam bir bütün olarak hareket ettirebilmek.

  • Pelviste mobilite ve stabilite dengesi kurmak.

  • Bedenimizi kasmak yerine bağlarla taşıyabilmek.

  • Sallama, titretme pratikleriyle bedeni rahatlatmak.

Neler Öğreneceksiniz?

Bu eğitimde enerjimizi tüketme ihtimali olan ve bizi bazen fazlasıyla yoran “overthinking” yani gereğinden fazla düşünme halini dengeleyecek dans pratikleri öğreneceğiz. Yerde ve dört ayak üzerinde bedenin bağlantısal bütünselliğini (biotensegrity) hissederek, bedenimizi kasmadan gücümüzü kullanabilmeyi deneyimleyeceğiz. Ara sıra başımızla pelvisimizin yerini değiştirecek, “upside-down” yaklaşımıyla alt-üst kavramlarını ve bedensel kurduğumuz hiyerarşiyi sorgulayacağız. Çalışma içinde bacaklara ve pelvise özgürlük sunacak, onların kendi ritimlerinde sallanmalarına ve titreyebilmelerine yönelik doğaçlama ve teknik pratiklere yoğunlaşacağız. Bilhassa atalet, eyleme geçememek ve geri durmak gibi durumlara çözüm olarak, pelvisin güdüsel zekasını ve “karından bilmeyi” bedenimize hatırlatacağız.

Katılımcıların kendilerini sıkmayan rahat kıyafetler tercih etmeleri yeterlidir.

Eller ve Hikayeler
~ Tadımlık

Bu Eğitim Hakkında

“Ellerin…” diyor, “sen her şeyinle ellerindesin.” Antigone isimli bir kitaptan alıntıladığım bu cümle aslında bedenlerimize dair bir gerçeği hatırlatıyor: Ellerimiz bizlerin duygularını, duyularını, hislerini, arzularını, özlemlerini yansıtıyor. Günümüzde ellerimizi kullanma biçimimizin değişmesiyle parmaklarımızı, avuçlarımızı, dokunduğumuz insanları ve nesneleri hissetme kapasitemizin giderek düştüğüne şahit oluyoruz. Bilhassa baş parmaklarımızın gün ve gün değiştiğini gözlemliyorum. İşte bu nedenle “Eller ve Hikayeler” atölyesi, ellerimize yeniden hareket özgürlüğü ve hissetme becerisi kazandırmak için; onları birer hikaye anlatıcısı gibi konuşturmamızı hedefliyor. Ellerin performatif bir dille de ‘ele alınacağı’ bu atölye yaratıcılığımızı ve dışa vurumumuzu besleyecek.

Eğitimin Kazanımları

  • Yaratıcılığa izin vermek.

  • Ellerimizin potansiyelini keşfetmek.

  • Bedenle hikaye anlatıcılığını deneyimlemek.

  • Dokunma duyusunun canlanması.

  • Bastırılmış hikayelerin dansla dönüşmesi.

  • Dışa vurumun araştırılması.

  • Avuç içlerini tekrardan hissetmek.

  • El parmaklarında yaşanan kitlenmeleri çözmek.

  • Şiirselliğimizle buluşmak.

  • Ellerin dansa ve bedenin bütününe entegre olması.

Neler Öğreneceksiniz?

Eller ve Hikayeler yıllar önce yazdığım bir dans seansıydı, katılımcıların ellerindeki kasılmaları gözlemledikçe, ellerin de dile gelmesi için yazılmış bir çalışmaydı. Şimdi yenilenen ve yinelenen formuyla bir atölye olarak sunulacak. Bu çalışmada, ellerinize ifade özgürlüğü vermeyi, onları nazik ama canlı bir şekilde dansa dahil edebilmeyi, sözlerin ötesinde bir hikaye dinleyebilmeyi ve gösterebilmeyi, yaratıcılığınızın eller aracılığıyla görünür olmasına müsaade etmeyi öğreneceksiniz. Tabii böyle kazanımlar bir atölyede öğrenilmez belki ama, tohumları ekilir. Bu yaratıcı performatif çalışma, önce sizin ellerinizi dinlemeniz ve ilişkilenmeniz için bir alan açacak, ardından onları birer hikaye anlatıcısına dönüştüreceğiz. Geriye ellerimizin şiirselliğinden ve dürüstlüğünden keyif almak kalacak.

Katılımcıların kendilerini sıkmayan rahat kıyafetler tercih etmeleri yeterlidir.